Öncelikle, Minos uygarlığı ne dil ne kültür olarak Yunan sayılıyor; bunu bir kenara koyalım.
Sonrasında Yunanların şu tarihi süreklilik iddiasını bir masaya yatıralım, hep başkaları mı Türklere yapacak? :)
- Şimdi efendim, modern Yunan kimliği, aslında birbiriyle taban tabana zıt olan Antik Helen mirası ile Bizans Ortodoksluğunun 19. yüzyıl ulus inşacılarının eliyle harmanlanmasıyla oluşturulmuş yeni bir kimlik.
- Antik dönemde Yunan olmak, genelde bir ırktan ziyade sanat, felsefe, hukuk, tiyatro ve agorayı temel alan bir yüksek kültürü ve yaşam biçimini ifade ediyordu. Fakat Ortodoks Hristiyanlığın ve Bizans'ın beraberce yükselişi, bu seküler, düşünen, soran, sorgulayan antik yaşam biçimini ve kültürü muazzam bir yıkıma (hem düşünsel hem fiziksel) uğrattı.
- Bizans imparatorları "pagan festivalidir" deyip olimpiyat oyunlarını yasakladı, felsefe okullarını kapattı, tapınakları yıktırdı (veya kiliseye çevirdi); hatta "Hellen" kelimesi yüzyıllar boyunca "pagan", "putperest", "imansız" gibi anlamlar kazandı, aşağılayıcı bir ifade olarak geçti. Bunun yerine Romaios (Romalı) kullanıldı. Yani Yunanlar kendine Yunan demeye (ya da tam terimiyle Hellenler kendine Hellen demeye) utanıyordu.
-Bizans, bir yandan Helenizmin kurumların yok ederken diğer yandan kendi teolojik ve felsefi altyapısını kurabilmek için Yunan dilini ve kavramsal mirasını korudu. Dil, kilise kurumunda korundu (sebeplerine girip konuyu dağıtmayalım). Tabii bu süreçte Yunanca, etnik bir grubun dili olmaktan çıktı; imparatorluğun resmi, idari ve dini ortak dili, lingua francası haline geldi. Antik Yunan ile hiçbir alakası olmayan Anadolu ve Balkan toplulukları önemli oranlarda Ortodoksluğa geçti ve Yunancayı benimsedi. Bizans ve Osmanlı egemenliği boyunca bu toplulukları bir arada tutan şey de öyle Antik Yunan genetiği, etnisitesi falan değil, Helenleştirilmiş bu Ortodoks kilisesi oldu. Zaten bu yüzden bugün çoğu Yunan için Ortodoksluk milli kimliğinin en önemli unsuru; ama diğer yandan işte bu Ortodoksluk hem antik mirasın içinden geçen hem de ortada pek de etnik bir süreklilik bırakmayan, nüfusu heterojen hale getiren etken.
- Ve 19. yüzyılda artık milliyetçilikler çağı başlarken ne oldu? Bizans'ın yarattığı "tahribatı" ve heterojen nüfusu perdelemeyi önceleyen bir ulus mühendisliğine girişildi. Yeni kurulan devlet, biraz da Batı Avrupa'nın Antik Yunan hayranlığını arkasına alabilmek için, aslında Bizans-Osmanlı dindarlığıyla yoğrulmuş ve farklı farklı kökenlerden gelen bu halka, antik filozofların torunları oldukları mitini aşıladı.
- Halkın dili, kültür ve dil mühendisliğiyle zorlama bir şekilde antik formlara yaklaştırıldı; köylerin, kasabaların, coğrafi bölgelerin isimleri antik adlarıyla (ne kadar uydurabildilerse) değiştirildi, hatta kamu binalarında neo-klasik mimari benimsendi. Neticede Bizans Ortodoksluğu ve Antik Yunan'ın zoraki senteziyle, çoğu Helenleşmiş bu farklı farklı topluluklar için yeni bir ulusal kimlik yaratıldı. Bunun dışında kalan veya bunu benimsemeyen/benimsemesi zor gruplara ya asimilasyon (Makedonlar, Arvanitler vs.) ya da katliam (Tripoliçe gibi hikâyelerle başlıyor zaten süreç) uygun görüldü.
Evet, bugün kendini Zeus'un torunu, Akhilleus'un bacanağı zanneden bu arkadaşların hikâyesi bundan ibaret.
"Sol teori haritası" yaptım. Kim kimden türemiş, ne farkları var, kısaca nedir ne değildir, vs.
Renklere göre temel akımları tasnif ettim. Üstüne tıklayınca açıklama çıkıyor.
teori.yepisyeniturkiye.com
Müthiş güzel görüntüler! 1979'da tarihçi Michael Wood, Truva Savaşı'nın İzinde (In Search of the Trojan War) belgeseli için Kars'ta bir kahvehanede halk ozanı Şeref Taşlıova'yı Köroğlu Destanı'nı söylerken kayda alıyor.
Wood, Homeros'un anlattığı Truva Savaşı'nın bir efsane mi yoksa tarihsel bir gerçeklik mi olduğunu araştırırken önce Anadolu'daki yaşayan âşıklık geleneğini inceliyor...
Taşlıova'nın saz eşliğinde saatlerce ezberden destan anlatışı, yaklaşık 2.700 yıl önce Homeros'un İlyada ve Odysseia'yı lir eşliğinde nasıl icra etmiş olabileceğine dair en etkileyici yaşayan örneklerden biri olarak gösteriliyor...
Historian Michael Wood takes us to a coffeehouse in Kars, Turkey, where a traditional bard (aşıks) performs the “Epic of Köroğlu.” As seen in 1979’s “In Search of the Trojan War.”
52K Followers 184 FollowingNews from https://t.co/enurGFxpcS, a free distribution service and an open archive for scholarly articles.
For help with arXiv, see https://t.co/LcWuhM0BOl
11K Followers 304 FollowingSharing the beauty of #OnePiece with you!✨
Header @AutonomousInque
SUPPORT HUMAN ART!!!
No AI slop, power scaling, rage bait, leaked content or art thievery!
6K Followers 196 FollowingDaily content of #ONEPIECE
All rights @ Eiichirō Oda/Toe/Shōnen Jump
Official content only / no leaks!
Run by @HourlyHancock & @DazzieOnePiece
7K Followers 528 FollowingDünyayı haritalar değil, anlamlar yönetir. Jeopolitik analizler, tarih ve bilincin kesiştiği yer. Türkiye merkezli küresel gözlemler.
11K Followers 2K FollowingBurada ve tüm sosyal medya hesaplarımda genellikle, Ürettiğim ve geliştirdiğim ürünler, inovasyonlar, fikirler, teknolojik çözümler hakkında paylaşım yapıyorum.
187K Followers 27 Following#PRAGMATA, Capcom's new sci-fi action adventure with a hacking twist.
🚀 Out now on PS5, Xbox Series X|S, PC, Nintendo Switch 2, & GeForce NOW.
ESRB: Teen
100K Followers 3K FollowingThe most influential voice in sci-fi, fantasy & horror since 1977. Creating, collabing & unleashing the unexpected with artists who define culture ↓
34K Followers 426 FollowingNorwegian-American husband and father in a Turkish family. Dual American-Turkish citizenship. Berkeley Grad.
https://t.co/cLVOB6mGvN
42K Followers 30 Following2008'den beri Türkiye'de erişime engellenen web sitelerini, haber ve sosyal medya içeriklerini takip ediyor ve İnternet sansürünü raporluyoruz. @ifadeorgtr